Türkiye'de Ölümle Sonuçlanan Kronolojik Sırayla Sağlıkta Şiddet Vakaları ve Yetersiz Önlemler
Sinan DİKEN
Köşe Yazarı

Türkiye'de Ölümle Sonuçlanan Kronolojik Sırayla Sağlıkta Şiddet Vakaları ve Yetersiz Önlemler

Türkiye'de Ölümle Sonuçlanan Kronolojik Sırayla Sağlıkta Şiddet Vakaları ve Yetersiz Önlemler

     Konya Şehir Hastanesinde 6 Temmuz bir öğleden sonra vakti yayılan ancak saat kaçta gerçekleştiği konusunda net bir bilgiye ulaşamadığımız bir haberle karşılaştık. Bir kardiyoloji uzmanı olan Uzm. Dr. Ekrem Karakaya, bir saldırgan tarafından silahla dokuz el ateş edilerek mesleği başındayken şehit edilmişti.

        Arkasında bir eş ve iki kız çocuğu bırakan, mesleğini seven ve fedakarlıklarda bulunan, örnek bir doktor ve sağlık çalışanı olan Uzm. Dr. Ekrem Karakaya'yı saygıyla anıyor ve rahmet diliyoruz.

         Peki Türkiye'de Ekrem Karakaya gibi kaç sağlık çalışanı şehidimiz ve ölümle sonuçlanan kaç şiddet mağdurumuz var? Biraz geçmişe gidelim.

 

Kronolojik Sırayla Ölümle Sonuçlanan Sağlıkta Şiddet Vakaları

Doç. Dr. Edip Uğurcan Kürklü-1988

 

   Topkapı Hastanesinde Başhekimlik yapmış ve gerçekleştirdiği başarılı operasyonlarla tanınmış bir isim olan Doç. Dr. Edip Uğurcan Kürklü 21 Temmuz 1988 tarihinde opere ettiği Mehmet Yaşar Şerbetçi'nin 1 hafta sonrası vefat etmesi sonrası merhumun ölümünden doktoru sorumlu tutan kayınbiraderi tarafından şehit edilmiştir.

 

Prof. Dr. Necip Göksel Kalaycı-2005

     

      Göğüs Kalp Damar Cerrahı alanında ihtisas yapmış başarılı bir hekim olan Prof. Dr. Necip Göksel Kalaycı ÇAPA Hastanesi otoparkında kimliği bilinmeyen bir saldırgan tarafından silahla 10 el kurşunla ateş edilerek şehit edilmiştir.

 

Dr. Ali Menekşe-2008

     Giresun Göğüs Hastalıkları Hastanesinde bir dönem başhekimlik yapmış olan ve hekim olarak çalışmaya devam eden Dr. Ali Menekşe, bronşit tanısı almış bir hastanın bilinmeyen bir nedenle merdivenlerde silahla göğsüne ateş etmesi sonucu şehit edilmiştir. Arkasında bıraktığı vasiyet ile döneminde duygu dolu bir iz bırakmıştır.

 

Op. Dr. Ersin Arslan-2012

 

   Gaziantep Avukat Cengiz Gökçek Devlet Hastanesinde, 80'li yaşlarında akciğer kanseri nedeniyle ölen dedesinin ölümünden doktoru sorumlu tutan 16 yaşında genç bir hasta yakını tarafından bıçaklanmıştır. Tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayan Göğüs Cerrahı Uzmanı Op. Dr. Ersin Arslan 12 Nisan 2012 tarihinde şehit olmuştur.

 

Dr. Melike Erdem-2012

 

     İstanbul (Samatya) Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Acil Tıp Asistanı olarak görev yapan Dr. Melike Erdem, görev yaparken 30 Kasım 2012 tarihinde SABİM 184 hattından yapılan bir şikayetin ardından ifadesi alındıktan sonra yaşadığı baskı sonucu intihar etmiştir.

 

Op. Dr. Aynur Dağdemir-2015

       

       Samsun'un İlkadım ilçesinde bir hastanede görev yapmakta olan bir sekreterin, uzaklaştırma kararı olan eşi tarafından tehdit edilmesi ve bıçakla öldürülmeye teşebbüsü sonrası orada bulunan ve duruma engel olmaya çalışan Op. Dr. Aynur Dağdemir, saldırgan tarafından bıçaklanarak şehit edilmiştir.

 

Op. Dr. Kamil Furtun-2015

 

      Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Göğüs Cerrahı olan Op. Dr. Kamil Furtun hastanede çalışan kantin görevlisi tarafından silahla vurularak görevi başında şehit edilmiştir. Cinayetle ilişiği bulunan 11 kişi duruşma sonrası beraat etmiştir.

 

Dr. Hüseyin Ağır-2016

 

      Aksaray'da 112 Acil Servis İstasyonunda görev yapmakta olan Dr. Hüseyin Ağır, hemşire eşinin görevden alınmasını gerekçe gösteren bir emekli polis tarafından şehit edilmiştir.

Prof. Dr. Sait Berilgen-2017

     

     Elazığ'da bulunan Fırat Üniversitesi Eğitim Araştırma Hastanesinde başhekimlik yapmakta olan Prof. Dr.Sait Berilgen makam odasında silahla saldırıya uğrayarak şehit edilmiştir.

 

Uzm. Dr. Fikret Hacıosman-2018

 

        Ruh ve Sinir Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Fikret Hacıosman, tedavi etmekte olduğu ruhsal sağlığı yerinde olmayan bir hastası tarafından 2 Ekim 2018 tarihinde başından silahla vurularak şehit edilmiştir.

 

Hemşire Ömür Erez-2022

 

       Kartal'da bir Aile Sağlığı Merkezinde hemşire olarak çalışmakta olan Hemşire Ömür Erez kendisini taciz eden ve borç verdiği parayı ödemediğini belirten bir zanlı tarafından silahla vurularak ASM'de öldürülmüştür.

      Burada bahsettiğimiz ve bahsetmediğimiz görev başında vefat eden tüm sağlık çalışanlarımızın ruhu şad olsun.

Yetersiz Önlemler

      Öncelikle belirtmem gerekir ki ölümle sonuçlanan şiddet vakaları çok yüksek oranda hekimlere uygulanmaktadır. Bunun nedeni sonraki bölümde daha net olarak anlatılacaktır. Bu nedenle önlemlerde hekimlerle ilgili düzenlemeler öne çıkmaktadır. Ancak unutulmamalıdır ki tüm sağlık çalışanlarına şiddet uygulanmakta ve her meslek grubunun çalışma şartları iyileştirilerek, meslek imajı iyileştirilmeli ve hasta mağduriyetine neden olacak sistemsel tüm sorunlar giderilmelidir.

    Türkiye'de sıklıkla sağlıkta şiddet önleminden bahsedildiğinde akla yasal yaptırımlar gelmektedir. İlk Sağlıkta Şiddet Yasası 1987 yılında çıkmış olup Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu”nun 12. maddesinde cezai yaptırımlara yenileri eklense de, tek başına cezai yaptırımların yetersiz olduğu dünya çapında tecrübeyle sabittir. Cinayetler incelendiğinde, önemli bir kısmında; zanlı cinayet sonrasında intihar etmektedir. Bu nedenle cezai yaptırımlar anlamını yitirmekte ve bu olayların yaşanmasını önlemekte yetersiz kalmaktadır. Ölümle sonuçlanmayan şiddet olaylarında da cezai yaptırımların tek başına caydırıcılığının yeterli olmadığı görülmektedir.

 

Peki Önlem Olarak Ne Yapılmalı?

  Cinayetlerin nedeni incelendiğinde temel nedenin, sistemsel sorunlardan ve hastanın durumundaki kötüleşmeden, hasta yakınlarının doktoru sorumlu tutmasından kaynaklandığı görülmektedir. Bu yanlış algının düzeltilmesi ve halkın bilinçlendirilmesi bu tür eylemlerin önlenmesinde ilk basamağı teşkil etmektedir. Örneğin, anonim bir kişi tarafından hazırlanan aşağıdaki içerik örnek olarak gösterilebilirken, örnekler çoğaltılabilir ve medya, kamu spotu ile halk bu konuda bilinçlendirilebilir.

   

  Hekimleri ötekileştiren ve hizmetkar olarak gösteren politikalar ile performans sistemi gibi hasta mağduriyetlerine çok meyilli uygulamalar tehlike arz etmektedir. Özellikle performans sistemi ile bakılan hasta sayısı artmakta ancak verilen hizmet kalitesi düşmektedir. Özellikle hastaya ayrılan sürenin bu nedenlerle düşmesi, iletişimin bozulmasına, olası hataları arttırarak hem hastanın mağduriyetine hem de hekime olan şiddet vakalarına neden olmaktadır. Bu nedenle politikaların buna göre düzenlenmesi de son derece önemlidir. Ayrıca hekim sayısı, eğitim kalitesi düşürülmeden arttırılmalı ve hasta başına düşen hekim sayısında dünya standartlarına ulaşılmalıdır.

    İkinci basamak olarak değerlendirebileceğimiz önlemler ise somut önlemlerdir. Yani güvenlik önlemlerinin arttırılması gerekmektedir. Kurumlarda X-ray cihazları bulunmalı, girişte yapılan kontroller (özellikle hasta yakınlarına) arttırılmalı, kamera sisteminin rutin kontrolleri yapılmalıdır. Tatbikatlar yapılarak şiddete müdahale süresi kısaltılmalıdır.

  Son olarak şiddet gerçekleştikten sonrasını kapsayan üçüncü basamak önlemler olan yasal yaptırımlar gelmektedir. Yukarıda bahsedildiği gibi Sağlık Hizmetleri Kanunu'ndaki yaptırımlar yeterli olarak görülse de bunların hukuki olarak uygulanması da önem teşkil etmektedir. Örneğin Çatlak Şanzel örneğinde olduğu gibi 7 yıl yatıp zanlının tahliye edilmesi, yasal yaptırımların yeterince uygulanmadığı konusunda şüphe oluşturmaktadır. Bu nedenle yalnızca yasanın çıkarılması değil uygulanması da göz önünde bulundurulmalıdır.

 

Sinan Diken

Paylaş
Yükleniyor...