ASM'de Aile Sağlığı Çalışanının Hastalık İznin Kesintisine Hukuki Süreci Başlattık
İzmir Foça Bağarası 2 No’lu Aile Sağlığı Merkezi’nde İki günlük sağlık raporu nedeniyle aile sağlığı çalışanının hakedişinden 2.659,87 TL kesildi. HEP-SEN olarak, kesintinin iptali ve tutarın yasal faiziyle iadesi talebiyle yargı yoluna başvurduk.
Yasal Hastalık İzni Nedeniyle Hakedişten Kesinti Yapıldı
İzmir Foça Bağarası 2 No’lu Aile Sağlığı Merkezi’nde görev yapan HEP-SEN üyesi aile sağlığı çalışanının, 27-28 Temmuz 2026 tarihlerinde yetkili hekim tarafından düzenlenen iş göremezlik raporu doğrultusunda kullandığı iki günlük hastalık izni sonrasında hakedişinden 2.659,87 TL kesinti yapıldı.
Kesinti, Temmuz 2026 hakedişinde “Gçc Ver. Kişibaşı Üc.” kalemi altında gerçekleştirildi. Çalışanın kesintinin iadesi amacıyla yaptığı idari başvuru ise İzmir Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü tarafından reddedildi.
Tek Birimli ASM’de Vekâlet Bırakılması Mümkün Değildi
Dava dilekçesinde, çalışanın görev yaptığı 009 No’lu Aile Hekimliği Biriminin tek birimli olduğu ve raporlu olduğu tarihlerde yerine bırakabileceği başka bir aile sağlığı çalışanının bulunmadığı belirtildi.
Dilekçeye göre hizmetin devamlılığının sağlanması amacıyla rapor süresince idare tarafından geçici personel görevlendirildi. HEP-SEN’in hukuki başvurusunda, bu durumun çalışanın tercihinden veya kusurundan değil, doğrudan idarenin teşkilat ve personel planlamasından kaynaklandığı vurgulandı.
“İdarenin Organizasyonunun Mali Yükü Çalışana Yüklenemez”
Dava dilekçesinde, yetkili hekim tarafından düzenlenen sağlık raporunun hukuka uygun bir istirahat hâli olduğu ve çalışanın rapor süresinin sona ermesiyle görevine döndüğü ifade edildi.
HEP-SEN tarafından ileri sürülen hukuki değerlendirmede; tek birimli yapı nedeniyle vekâlet bırakılmasının fiilen mümkün olmamasının çalışana kusur olarak yüklenemeyeceği, kamu hizmetinin sürekliliğini sağlamak amacıyla yapılan geçici görevlendirmenin ise idarenin organizasyon ve personel planlaması kapsamında olduğu belirtildi.
Bu nedenle idarenin kendi teşkilatlanmasından kaynaklanan personel ihtiyacının mali sonucunun, yasal hastalık iznini kullanan çalışanın hakedişinden karşılanmasının hukuken kabul edilemeyeceği savunuldu.
Mülkiyet Hakkı Ve Eşitlik İlkesi Gündemde
Dava dilekçesinde ayrıca yapılan kesintinin çalışanın mali haklarına doğrudan müdahale niteliğinde olduğu belirtilerek Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirme yapıldı.
Başvuruda, sağlık raporu nedeniyle görev yapılmayan sürenin açık ve belirli bir hukuki dayanak olmaksızın çalışanın mali hakları aleyhine sonuç doğuracak şekilde değerlendirilmesinin hukuki güvenlik ve ölçülülük ilkeleri bakımından da sorun oluşturduğu ileri sürüldü.
Dilekçede ayrıca aile sağlığı çalışanları ile diğer kamu görevlilerinin izin ve hastalık raporu dönemlerindeki mali hakları bakımından farklı uygulamalara tabi tutulmasının Anayasa’nın 10. maddesindeki eşitlik ilkesi yönünden değerlendirilmesi gerektiği savunuldu.
HEP-SEN: “Yasal İzin Kullanmak Mali Cezaya Dönüştürülemez”
HEP-SEN’in hukuki başvurusunda, yetkili sağlık kuruluşunca düzenlenen rapora dayalı hastalık izninin hukuken geçerli bir mazeret olduğu; sağlık nedeniyle kullanılması zorunlu olan istirahat hakkının ekonomik bir yaptırıma dönüştürülmemesi gerektiği ifade edildi.
Dilekçede ayrıca Anayasa’nın 90. maddesi kapsamında uluslararası sözleşmelerde güvence altına alınan sosyal güvenlik ve sağlık hakkına da atıf yapılarak, sağlık nedeniyle kullanılması gereken istirahat süresinin yalnızca “fiilen çalışılan gün” ölçütü üzerinden çalışanın mali hakları aleyhine yorumlanamayacağı ileri sürüldü.
Talep: Kesintinin İptali Ve 2.659,87 TL’nin Faiziyle İadesi
HEP-SEN tarafından yürütülen hukuki süreç kapsamında, İzmir Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün 03.09.2026 tarihli ret işleminin iptali, 27-28 Temmuz 2026 tarihli hastalık izni nedeniyle yapılan 2.659,87 TL tutarındaki kesintinin yasal faiziyle birlikte çalışana ödenmesi talep edildi.
Dava dilekçesinde ayrıca yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı idare üzerinde bırakılması istendi.
HEP-SEN olarak; sağlık çalışanlarının hukuka uygun şekilde kullandığı izin ve raporların mali kayba dönüştürülmesine karşı hukuki mücadelemizi sürdürüyoruz. Sağlık çalışanlarının hakedişlerinden yapılan her kesintinin hukuki dayanağının açık, belirli ve denetlenebilir olması gerektiğini savunuyoruz.
Hak varsa HEP-SEN var!
Detaylar web sitemizde.
#HEPSEN #SağlıkÇalışanları #AileSağlığıÇalışanı #Hastalıkİzni #SağlıkİzniKesintisi