Esenyurt Necmi Kadıoğlu Devlet Hastanesi'nde Görev Yapan Üyemizin Haklı Mücadelesi Hep-Sen'in Hukuki Gücüyle Zaferle Taçlandı.
İstanbul ili Esenyurt Necmi Kadıoğlu Devlet Hastanesi’nde görev yapan üyemizin hiçbir hukuki dayanağı olmayan sözlü ve yazılı ikaz dayatmasına karşı yürütülen haklı hukuk mücadelesinde zafer kazandık. İstanbul 7. İdare Mahkemesi, kanunda yeri olmayan keyfi disiplin uygulamalarını iptal ederek sağlık çalışanlarının haklı sesini tescilledi.
Keyfi Uygulamalara Karşı Kararlı Mücadele
Sağlık kurumlarında yaşanan yönetimsel aksaklıkların ve sistemik eksikliklerin faturasının doğrudan sağlık emekçilerine kesilmesi alışkanlığına karşı sendikamız tarihe geçecek bir hukuk mücadelesi daha vermiştir. Esenyurt Necmi Kadıoğlu Devlet Hastanesi'nde hemşire olarak görev yapan üyemiz hakkında, birim içi işleyişteki bazı aksaklıklar gerekçe gösterilerek tesis edilen sözlü ikaz işlemi ve bu işleme yapılan itirazın reddi idare tarafından hukuka aykırı bir biçimde sürdürülmüştür. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinde devlet memurlarına verilebilecek disiplin cezalarının sınırlı (tahdidi) bir şekilde sayıldığı, kanunda "sözlü ikaz" veya Kanun'da öngörülmeyen benzeri gayriresmi yaptırımların kesinlikle yer almadığı gerçeği, idare mahkemesi tarafından bir kez daha net bir şekilde ortaya konulmuştur.
Anayasal İlkelere ve Tipiklik Kuralına Aykırılık Tescillendi
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 38. maddesinde açıkça ifade edilen "cezaların ancak kanuni düzenleme ile konulabileceği" kuralı, idarelerin keyfi ve idari tasarruflarla yeni disiplin türleri ihdas etmesinin önüne geçmektedir. Dava dosyasını inceleyen İstanbul 7. İdare Mahkemesi, söz konusu ikazların her ne kadar "disiplin cezası niteliğinde olmadığı" iddia edilse de, bu işlemlerin personelin özlük dosyasına işlenmesi, silinme süresine dair belirsizlikler barındırması ve gelecekteki atama, taltif, terfi ile görevlendirme gibi kariyer adımlarında aleyhe kullanılabilecek nitelikte olması sebebiyle disiplin cezası hüküm ve sonuçları doğurduğunu saptamıştır. Hukuk dışı bu uygulamanın bireyin mesleki geleceği üzerinde yaratacağı olumsuz baskı mahkeme kararıyla bertaraf edilmiştir.
Geçmişteki Başarılarımızla Büyüyen Sendikal Güç
Kurulduğu günden bu yana sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının sahada yalnız olmadığını, arkalarında daima çelik gibi sağlam bir irade bulunduğunu kanıtlayan sendikamız, daha önceki benzer hukuki süreçlerde de idarenin hukuka aykırı mobbing ve haksız disiplin işlemlerine karşı pek çok emsal karara imza atmıştır. Sağlık emekçilerinin hak arama bilincini kurumsal bir gelenek haline getiren sendikamız, geçmişte de üyelerinin özlük haklarına uzanan haksız elleri hukuk yoluyla kırmış, her bir meslektaşımızın hak ettiği adil çalışma ortamını tesis etmek için hukuk masasını ve sahayı aynı kararlılıkla yönetmiştir. Bu karar, yalnızca üyemiz Cangül Akıncı için değil, Türkiye genelinde benzer baskılara maruz kalan tüm sağlık profesyonelleri için çok güçlü bir emsal niteliğindedir.
Sendikamız, sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının emeğini sömüren, liyakatsiz ve hukuki dayanaktan yoksun hiçbir idari karara boyun eğmeyecektir. Üyelerimizin haklarını korumak, mesleki onurumuzu zedeleyen her türlü keyfiyete karşı hukuk zemininde en sert yanıtı vermek boynumuzun borcudur. Hak, adalet ve liyakat mücadelesinden bir an olsun vazgeçmeyecek; her bir sağlık emekçisinin huzurla görev yapacağı çalışma koşulları sağlanana kadar sahnede ve mahkemelerde var olmaya devam edeceğiz. Çünkü biz biliyoruz ki; hak verilmez, söke söke alınır ve bu yolda kimse asla yalnız yürümez!
İstanbul 7. İdare Mahkemesi, 657 sayılı Kanun'da yer almayan sözlü ikaz uygulamasını hukuka aykırı bularak iptal etmiştir.
Sağlık çalışanlarının özlük dosyasına işlenen kanunsuz uyarılar, mesleki kariyeri ve terfi süreçlerini tehdit edemez.
Anayasa'nın 38. maddesindeki kanunilik ilkesi gereği, idareler kanunda yazılı olmayan disiplin cezası ihdas edemez.
Esenyurt Necmi Kadıoğlu Devlet Hastanesi'nde görev yapan üyemizin haklı mücadelesi sendikamızın hukuki gücüyle zaferle taçlandı.
Geçmişteki emsal niteliğindeki hukuk zaferlerimiz, sahadaki tüm haksızlıklara karşı en büyük güvencemizdir.
İdarenin tarafsız soruşturma yürütmeden tesis ettiği keyfi işlemler, yargı duvarına çarparak geri dönmektedir.
Sağlık emekçilerinin hak arama bilincini güçlendiriyor, hiçbir meslektaşımızı mobbing ve baskılara teslim etmiyoruz.
Disiplin cezalarının çeşitleri kanunla sınırlı olup, idari takdir yetkisi hukuk sınırlarını aşamaz.
Sendikamızın kararlı ve liyakatli duruşu, sağlık ve sosyal hizmet kollarında güvenin adresi olmaya devam ediyor.
Emeğimizin ve mesleki onurumuzun korunması için hukukun üstünlüğünü her zeminde savunmaktan vazgeçmeyeceğiz.