Türkiye Genelini Etkileyecek Zafer Şanlıurfa Harran Üniversitesi Rektörlüğü'ne Karşı İstinafta da Kazandık
HEP-SEN olarak, sağlık emekçilerinin mesleki haklarını ve hasta güvenliğini savunma mücadelemizi her platformda sürdürüyoruz. Türkiye’nin dört bir yanında, özellikle şehir hastaneleri ve üniversite hastanelerinde yaygın hale gelen yoğun bakım servislerindeki personel yetersizliği sorunu, yalnızca çalışanların değil hastaların da yaşam hakkını tehdit eder boyuta ulaşmış durumda.
Bu kapsamda, Şanlıurfa Harran Üniversitesi Hastanesi'nde yoğun bakım ünitelerinde görevli hemşirelerin, mevzuatta belirtilen asgari sayının çok altında çalıştırılması üzerine başlattığımız hukuki mücadele, ilk derece mahkemesinin ardından Bölge İdare Mahkemesi tarafından da onaylanarak kesinleşti.
İdarenin "Personel Alacağız" Vaadi Hukuka Aykırı Bulundu
Şanlıurfa Harran Üniversitesi Hastanesi’nde Çocuk ve Erişkin Yoğun Bakım ünitelerinde mevzuatın öngördüğü asgari hemşire sayısının altında çalışılması üzerine başlattığımız hukuki süreçte, Şanlıurfa 2. İdare Mahkemesi’nin ardından Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi de "iptal" kararını onayladı. İdarenin "onay aldık, personel alacağız" şeklindeki ucu açık ve somut çözüm sunmayan savunması, hukuki belirlilik ve idareye güven ilkeleri gereğince geçersiz sayılmıştır.
Ne Anlama Geliyor Bu Karar?
Bu karar, yalnızca bir idari işlemin iptali değil; sağlık sisteminin en kritik alanlarından biri olan yoğun bakım hizmetlerinin mevzuata uygun şekilde yürütülmesi gerektiğini yargı yoluyla tescilleyen bir kazanımdır. Artık hiçbir hastane, “personel alım süreci başlatıldı” gibi soyut ve belirsiz beyanlarla mevzuatın arkasından dolaşamayacaktır.
Mahkeme, şu noktaların altını çizmiştir:
Yoğun bakım gibi hayati birimlerde asgari hemşire normları bağlayıcıdır ve esnetilemez.
İdare, sağlık hizmetini aksatmayacak personel planlamasını önceden yapmalı; eksikliği gerekçe göstererek sağlık çalışanlarını aşırı yük altında bırakamaz.
Çalışanlar, mevzuatta öngörülmeyen şekilde insanüstü bir gayrete zorlanamaz.
Hasta güvenliği kamu yararının en öncelikli parçasıdır ve bunun ihlali hukuk dışıdır.
Neden Türkiye Genelini İlgilendiriyor?
Çünkü aynı tablo yalnızca Şanlıurfa’da değil; İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Kayseri gibi birçok şehirdeki kamu hastanelerinde de yaşanmakta. Mevzuat açıkça belirtmesine rağmen birçok hastane, personel açığını görmezden gelmekte ve sağlık çalışanlarını tükenmişliğe iten uygulamalara devam etmektedir.
HEP-SEN’in yürüttüğü bu hukuki mücadele, artık sadece bir hastane özelini değil, tüm ülke genelindeki sağlık hizmet sunumunun hukuka uygunluğu açısından emsal ve bağlayıcı bir referans haline gelmiştir.
Ne Diyor Mevzuat?
“Yataklı Sağlık Tesislerinde Yoğun Bakım Hizmetlerinin Uygulama Usul ve Esasları” tebliğine göre:
3. Seviye Yoğun Bakım Ünitelerinde her 2 yatağa 1 hemşire,
2. Seviye Ünitelerde ise her 3 yatağa 1 hemşire görevlendirilmesi asgari zorunluluktur.
Bu oranların altındaki uygulamalar, sadece çalışanı değil; doğrudan hasta güvenliğini tehlikeye atmaktadır.
Mücadelemiz Sürüyor
HEP-SEN olarak her zaman olduğu gibi bugün de sağlık çalışanlarının hakları için sahadayız, masadayız ve adliyelerdeyiz. Bu karar, sadece Harran Üniversitesi Rektörlüğü’ne karşı kazanılmış bir dava değil, aynı zamanda kamu yönetiminde keyfiliğe karşı verilmiş kararlı bir cevaptır.
Ne çalışanlar tükenmeli, ne hastalar göz ardı edilmeli.
Mevzuata uygun çalışma, her sağlık profesyonelinin hakkıdır.
📎 Daha fazla bilgi ve destek için:
👉 www.hepsen.org.tr/hukuki-danismanlik
📞 HEP-SEN Hukuk Birimi: 0 549 121 06 36