19.05.2026 sağlık Raporları Yönetmeliği’nde Sağlık Çalışanlarını Yakından İlgilendiren Bazı Maddeler ve Açıklaması
Madde 12 — İstirahat raporlarının düzenlenmesi ve tasdiki
İlk olarak, geçici iş göremezlik ödeneği alma hakkı bulunanlar dışındaki istirahat raporlarının e-Rapor sistemi üzerinden düzenleneceği belirtilmiş.
Raporlar e-Rapor sistemi doğrulama servisi üzerinden doğrulanabilir ve kişilerce e-Devlet üzerinden görüntülenebilir. Bu nedenle sistem üzerinden düzenlenen istirahat raporları için ayrıca kağıt çıktı alınmasına gerek yoktur.
Tek hekim raporu bakımından sınır net: Tek hekim bir defada en çok 10 gün istirahat raporu verebilir.
Raporda kontrol muayenesi öngörülmüşse, kontrol sonrası tek hekim en çok 10 gün daha rapor verebilir.
Ancak kontrol sonrası hastalık devam ediyorsa ve rapor süresi 10 günü aşacaksa, bu raporun artık sağlık kurulunca verilmesi gerekir.
Bir başka önemli sınır: Bir takvim yılı içinde tek hekim tarafından aynı kişiye verilecek istirahat raporlarının toplamı 40 günü geçemez.
Bu ne demek?
Bir sağlık çalışanı yıl içinde parça parça tek hekim raporu alsa bile toplam tek hekim raporu 40 günü aşamaz. 40 günü aşan durumda artık sağlık kurulu/heyet raporu gerekir.
Ayrıca istirahat raporlarının usule ve fenne uygun düzenlenmesi zorunludur. Yani hem şekli kurallara uygun olacak hem de tıbbi gerekçesi bulunacak.
Madde 13 — Engelli sağlık kurulu raporlarının düzenlenmesi
Bu madde, engelli sağlık kurulu raporlarının özel mevzuatına göre düzenleneceğini söylüyor.
Özellikle ÖTV istisnası, özel tertibatlı araç, sürücü belgesi, araç kullanımı gibi konularda raporda hangi ifadelerin yer alacağı ayrıntılı düzenlenmiş.
Örneğin özel tertibatlı araç konusunda rapora gelişigüzel “otomatik vitesli araç kullanabilir”, “özel tertibatlı araç kullanabilir” gibi tercih veya ihtimal ifade eden ibarelerin yazılmaması isteniyor. Yönetmelik, hangi ibarelerin yazılabileceğini sınırlıyor.
Ayrıca raporda sürücü belgesi sınıfı, özel tertibat kodu veya kişinin sürücü olup olamayacağına dair hüküm yazılmaması gerektiği belirtilmiş. Bu yetki sağlık kurulundan ziyade ilgili sürücü komisyonu/değerlendirme mekanizmasına bırakılmış.
Bir başka dikkat çekici düzenleme: Terör, kaza ve yaralanmaya bağlı durum bildirir raporlar hariç olmak üzere, üç aydan kısa süreli hastanede yatarak tedavisi devam eden kişiler ile yoğun bakımda tedavisi devam eden kişiler için engelli sağlık kurulu raporu düzenlenmez. Ancak taburculuğu planlanan hastalara, taburculuk öncesinde talep halinde engelli sağlık kurulu raporu düzenlenebilir.
Madde 30 — Sağlık mazeretiyle yer değişikliği raporu
Bu madde, bir personelin sağlık mazereti nedeniyle görev yeri değişikliği istemesi halinde alınacak sağlık kurulu raporunun içeriğini düzenliyor.
Yani bir sağlık çalışanı, kendisinin veya mevzuatta kabul edilen yakınının sağlık durumu nedeniyle başka bir ile/kuruma tayin ya da yer değişikliği talep edecekse, bu talep basit bir doktor raporuyla değil, tam teşekküllü sağlık kurulunca düzenlenen sağlık kurulu raporuyla desteklenmeli.
Raporda yalnızca “hastadır”, “tedavisi gerekir” gibi genel ifadeler yeterli görülmemiş. Raporda özellikle şu hususların açıkça yazılması istenmiş:
Hastalığın tanısı, bulguları, laboratuvar ve görüntüleme sonuçları, hastalığın hangi iklim ve çalışma koşullarını gerektirdiği, tedavinin hangi uzmanlık dalı tarafından yürütüleceği, tedavi için gereken sağlık tesisinin niteliği, kişinin sürekli başkasının yardımına veya bakımına ihtiyaç duyup duymadığı ve ihtiyaç duyduğu yaşam koşulları.
Sağlık çalışanı açısından en kritik nokta şu: Rapor tek başına otomatik tayin hakkı doğurmuyor. Beşinci fıkraya göre bu rapora dayanarak görev yeri değişikliği yapılıp yapılmayacağına, kişinin görev yaptığı kurum karar veriyor.
Ama kurum da keyfi karar veremez. Raporun içeriği ciddi, somut ve gerekçeli ise idarenin bunu dikkate alması gerekir. Özellikle “bu tedavi mevcut ilde yapılamaz”, “şu nitelikte sağlık tesisine ihtiyaç vardır”, “iklim/çalışma koşulları hastalığı etkiler” gibi tespitler varsa idarenin ret kararı daha sıkı denetime tabi olur.
Önemli bir sınırlama da var: Eğer hastalığın takibi sadece belirli aralıklarla kontrol muayenesiyle yapılabiliyorsa, yani sürekli tedavi gerekmiyorsa, sırf kontrol muayenesi başka yerde yapılacak diye “tedavi bu ilde yapılamaz” kararı verilemeyecek.
Madde 31 — Atamaya esas sağlık kurulu raporu
Bu madde, bir kişinin atanacağı göreve sağlık yönünden uygun olup olmadığını değerlendiren sağlık kurulu raporlarını düzenliyor.
Özellikle kamuya atanacak, sağlık hizmetlerinde çalışacak, eğitim, çocuk bakımı, yaşlı bakımı gibi toplu yaşam alanlarında görev yapacak kişiler bakımından önemli.
Raporda kişinin genel sağlık değerlendirmesi yapılacak; varsa tanı ve bulgular yazılacak. Laboratuvar ve görüntüleme sonuçları da ilgili bölüme işlenecek.
Sağlık çalışanları açısından dikkat çeken kısım şu: Sağlık, eğitim, çocuk bakımı, yaşlı bakımı gibi toplu yaşam alanlarında çalışacak kişiler için bulaşıcı hastalık riski değerlendirmesi yapılacak ve kişinin aşılanma durumu hekim tarafından tetkik edilecek.
Üçüncü fıkrada, kişinin görev yapacağı yer bakımından yükseklik, sıcaklık, iklim koşulları, uzun yolculuk gibi durumların genel sağlığı olumsuz etkileyip etkilemeyeceğinin raporda belirtilmesi istenmiş. Bu özellikle sahada, kırsalda, vardiyalı sistemde, uzak ilçede veya özel fiziki koşullarda çalışacak personel açısından önem taşıyor.
Dördüncü ve beşinci fıkralar sağlık çalışanı açısından çok önemli: Eğer mesleğe özel açık sağlık kriterleri yoksa, sağlık kurulu “bu mesleği yapamaz” gibi kesin bir karar vermeyecek. Sağlık kurulu tıbbi görüş verir; kişinin eğitim, beceri, mesleki yeterlilik gibi yönlerini değerlendirmez.
Yani kurulun görevi şudur: “Bu kişinin şu hastalığı var, şu koşullarda çalışması sakıncalı olabilir veya olmayabilir.”
Kurumun görevi ise şudur: “Bu tıbbi değerlendirmeye göre kişi bu kadroda/görevde çalıştırılabilir mi?”
Özellikle psikiyatrik rahatsızlık varsa, raporda bu rahatsızlığın görevi yapmaya engel olup olmadığı yazılacak. Ancak bu da yine tıbbi görüş niteliğinde.
Madde 55 — Sağlık kurulu raporlarına itiraz
Bu madde, sağlık kurulu raporlarına nasıl itiraz edileceğini düzenliyor.
Sağlık kurulu raporuna şu kişiler itiraz edebilir:
Rapor adına düzenlenen kişi, raporu alan kişinin velisi veya vasisi, raporu isteyen kurum.
Yani sadece çalışan değil, kurum da rapora itiraz edebilir. Örneğin hastane yönetimi, bir sağlık çalışanının sunduğu sağlık kurulu raporunun içeriğini tereddütlü bulursa itiraz sürecini başlatabilir.
İtiraz nereye yapılır?
Raporu düzenleyen sağlık kuruluşunun bulunduğu ilin il sağlık müdürlüğüne veya kişi adına rapor düzenlenen kişinin ikametgâhının bulunduğu ilin il sağlık müdürlüğüne başvurulur.
İl sağlık müdürlüğü kişiyi hakem hastane listesinde yer alan aynı veya üst roldeki en yakın sağlık hizmeti sunucusuna gönderir.
Buradaki sistem kısaca şöyle işler:
İlk rapor ile itiraz üzerine alınan ikinci rapor aynı yöndeyse, rapor kesinleşir.
İlk rapor ile ikinci rapor arasında çelişki varsa, kişi bu defa bölge hakem hastanesine sevk edilir.
Bölge hakem hastanesinin sağlık kurulunca verilen karar kesindir.
Sağlık çalışanı açısından pratik anlamı şu: Bir sağlık kurulu raporu idare tarafından hemen “ben buna katılmıyorum” denilerek yok sayılamaz. Usulüne uygun itiraz edilmesi, il sağlık müdürlüğü üzerinden hakem hastane sürecinin işletilmesi gerekir.
Aynı şekilde çalışan da kendisi aleyhine düzenlenen sağlık kurulu raporuna itiraz edebilir.
Madde 60 — Engelli sağlık kurulu raporlarına itiraz
Bu madde, engelli sağlık kurulu raporlarına itiraz usulünü düzenliyor.
İtiraz hakkı yine raporu alan kişiye, velisine/vasisine veya raporu isteyen kuruma tanınmış.
Başvuru, raporu düzenleyen sağlık kuruluşunun bulunduğu il sağlık müdürlüğüne ya da kişinin ikametgâhının bulunduğu ilin il sağlık müdürlüğüne yapılır.
Sistem genel sağlık kurulu raporlarına benzer ama engelli raporlarında bazı ek kesinleşme kuralları var.
İlk rapor ile itiraz üzerine alınan ikinci rapor aynı yöndeyse rapor kesinleşir.
İkinci rapora süresi içinde itiraz edilmezse yine ikinci rapor kesinleşir.
İlk rapor ile ikinci rapor farklı olsa bile, ayrıca itiraz edilmeden doğrudan bölge hakem hastanesine gidilmez.
Yani engelli raporlarında bölge hakem hastanesine gidilebilmesi için hem raporlar arasında çelişki olması hem de bu çelişkiye karşı itiraz edilmesi gerekir.
Bölge hakem hastanesinin kararı kesindir.
Sağlık çalışanları bakımından bu madde özellikle engelli kadrosu, engellilik oranı, vergi indirimi, görevde çalışma koşulları, tayin, nöbet muafiyeti veya engellilik durumuna bağlı diğer haklar bakımından önem taşır.
-f4355.jpeg)
-4b110.jpeg)

-685cd.jpeg)
-63437.jpeg)